30 Gün Bitki Bazlı Beslenme Deneyimim: 2. Hafta

Geçen yazımın sonunda belirttiğim gibi bu haftanın amacı süt ve süt ürünlerinden uzaklaşmak ve hafta biterken, beslenme düzenimden tamamen çıkarmış olmak.

Peki bunu neden yapıyorum; vegan diyeti tercih eden insanlar etin yanında süt ve süt ürünlerini de beslenmelerinden neden çıkarıyor?

Dünyamızın ısınmasına sebep olan sera gazı; en çok da besi hayvanı üretiminde salınmaktadır. Dünya üzerindeki tarım alanlarının çoğu da sera gazı üretimine neden olan besi hayvanlarının beslenmesi için kullanılmakta.

Peki sadece et yemeyi bırakırsak hem dünyamızın sıcaklığını hem de hayvanların yaşam haklarını korumayı başarabilir miyiz? Ne yazık ki hayır. Süt üretimi de et üretimi kadar hayvanların yaşam haklarını gasp eden bir endüstri. Marketten süt, yoğurt veya peynir alırken rafa gelene kadar geçen süreci hiç düşünmüyoruz.

Oysaki endüstriyel süt üretimi için suni yollarla hamile bırakılan inekler doğum yaptığında yavrularının onlardan ayrılmadığını düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz. İnekleri yavrularından ayırdığımız yetmezmiş gibi bedenlerinin yavrularını beslemek için ürettiği sütü de onları makinelere bağlayarak zorla onlardan alıyoruz. Artık süt vermeyen ineklerin doğaya salındığı, yaşamalarına izin verildiğini düşünmeyin; süt verimi azalan inekleri de kesiyoruz.

Hayvanları istediğimiz gibi sömürebileceğimiz canlılar olarak görmekten acilen vazgeçmeliyiz. Sokakta sevdiğimiz kedinin sütünü zorla almaya çalışmıyorken ineklerin onlardan bir farkı olduğunu bize düşündüren şey ne!

2. Hafta

Sütsüz bir hafta!

7 Haziran Pazar

Süt ve süt ürünlerini tüketeceğim öğün olarak kahvaltıyı seçtim. Kahvaltıda tükettiğim peynirden ayrılmak benim için kolay olmayacaktı o yüzden hemen kesmemeye karar verdim. Denediğim vegan peynirleri de yüzümü güldürmeyince, vegan peynir yemektense direkt peyniri hayatımdan çıkarmaya karar verdim.

Normalleşme sürecinde olsak da evden çok fazla çıktığımı söyleyemem. Bu yüzden karantinada yaptığım gibi yeni tarifler denemeye devam ediyorum. Bugün de internette karşıma çıkan ilk sütsüz kek tarifini yaptım ve içine biraz ceviz ekleyip yerken de fıstık ezmesiyle tatlandırdım. Diğer keklerden hiçbir farkı yok, gönül rahatlığıyla deneyebilirsiniz. Benim tercih ettiğim tarif yumurta içeriyordu; yumurtayı beslenme düzenimden çıkardığımda yeni bir tarif daha deneyeceğim.

8 Haziran #EtsizPazartesi

Beslenme düzenimden eti tamamen çıkardığımı rahatlıkla söyleyebilirim. İki-üç gün geçtikten sonra etkilerini vücudumda da rahatlıkla görmeye başladığımdan bahsetmiştim. Karantinada uyku düzenimi bir türlü oturtamamıştım ve ne kadar uyusam da sabahları uykumu almış hissetmiyordum oysaki son beş gündür her sabah 05.30’de alarmsız ve uykumu almış bir şekilde uyanıyorum. Bu saat benim güne başlamam için çok erken olduğu için bazı günler uyandıktan bir iki saat sonra biraz daha uyudum.

Etsiz beslenmek uykularımı düzenlemenin yanında midemi de çok rahatlattı. Normalde stresli olduğum durumlarda hep midem ağrır, fakat hafta sonu ödev yetiştirmeye çalışırken hiç mide ağrısı çekmedim. Sağlık sorunlarınızın çözümü belki de beslenme düzeninizde küçük değişiklikler yapmaktadır.

9 Haziran Salı

Kahvaltımda peynire yer vermediğim ilk günüm, bugündü. Yarından itibaren de bütün süt ve süt ürünlerine elveda diyeceğim. Süt ürünlerini hayatımdan çıkarmaya başladığımdan beri tükettiğim besinlerin çoğunun içinde süt ürünleri olduğunu fark ettim. Hem kahvaltımdan peyniri hem de kahvemden sütü çıkardığım, alışkanlıklarımdan yavaş yavaş vazgeçmeye başladığım için bu hafta geçen haftaya göre beni daha çok zorladı.

Yaz mevsiminde olduğumuz için taze sebze bulmak ve zeytinyağlı yemek tercih edebilmek gayet kolayken kahvaltımdaki peynirin yerini neyle dolduracağımı bir türlü bulamadım.

11 Haziran Perşembe

Bu hafta pilavdaki ve makarnadaki tereyağını biraz göz ardı ettim. Fakat siz tereyağını da tamamen çıkarmak istiyorsanız benim bugün yaptığım gibi zeytinyağlı bulgur pilavı tercih edebilirsiniz. Hem domatesli olmasıyla daha besleyici hem de zeytinyağlı olduğu için soğuk olarak da tüketilebildiği için bu sıcak günlerde ferahlatıcı bir seçenek.

Endüstriyel süt üretimi hayvanlara ve dünyamıza geri dönüşü olmayan zararlar verirken süt vücudumuz için ne kadar gerekli?

Araştırmalar henüz ortak bir noktada buluşamamış olsa da ülkemizdeki birçok doktor süt tüketiminin vücudumuz için hiçbir faydası olmadığı konusunda hemfikir. Prof. Dr. Ahmet Maranki ve Prof. Dr. Canan Karatay, sütün kesinlikle çiğ olarak tüketilmemesi gerektiğini; vücudumuzda bulunan enzimlerin sütü sindirmek için yeterli olmadığını savunuyor.

12 Haziran Cuma

Bugün süt ve süt ürünlerini azalttığım ve sonunda da bıraktığım; beslenmemde etin hiç bulunmadığı ilk haftaydı. Midemin çok rahatladığını ve geceleri yattığımda çoğunlukla yaşadığım mide bulantılarını yaşamadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Midem çok hassas ve nelerden etkilendiğini az çok bilsem de, tüketmekten vazgeçmiyordum. Uyguladığım yeni beslenme düzeni sayesinde mideme çektirdiğim ızdırapların iyice farkına vardım.

Badem veya soya sütünü denemedim çünkü süt içmiyorum. Sütü sadece kekte veya omlette dolaylı olarak vücuduma alıyorum. Süt sevmeyen biri olarak deneyip yorumlarımı sizlerle paylaşmamın objektif olacağını düşünmedim.

Önümüzdeki hafta ise beslenme düzenimden yumurtayı ve balı tamamen çıkararak vegan diyetini uygulamaya başlayacağım. Süt ve süt ürünlerinin beslenmenizde yeri büyükse hayatınızdan çıkarmakta zorlanabilirsiniz ama eti (kırmızı et, balık, tavuk, ..) birkaç günlüğüne de olsa hayatınızdan çıkarıp bedeniniz üzerindeki etkilerini gözlemlemenizi öneririm.

Haftaya görüşmek üzere sağlıklı günler dilerim!

Ceren Başaloğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerikler Korumalıdır