30 Günlük Bitki Bazlı Beslenme Deneyimim: 3. Hafta

Yazıma geçen iki haftayı biraz hatırlatarak başlamak istiyorum. Bitki bazlı beslenmeye geçerken ilk hafta bütün et ve et ürünlerini hayatımdan çıkarmış; ikinci hafta ise tükettiğim bütün süt ve süt ürünlerine veda etmiştim. Üçüncü haftada yumurtayı ve balı hayatımdan çıkarmaya karar verdim.

Bütün bu süreçte dikkatinizi en çok çekmek istediğim noktalar ise; besi hayvanlarını beslemek için tahrip ettiğimiz tarım alanlarının büyüklüğü, artan hayvan sayısıyla doğru orantılı olarak çıkan sera gazı miktarının artması ve dünyamızın sıcaklığının buna bağlı olarak sürekli değişiklik göstermesi. Ama bunları konuşurken oldukça sık unuttuğumuz bir nokta var ki en çok ona dikkat çekmek istiyorum. Araştırmalar, bütün bu endüstriyel hayvansal ürün üretiminin dünyamıza verdiği zararların yanında bize de hiçbir faydasını bulunmadığını söylüyor. Vücutlarımızın hayvansal ürün tüketimini yapabilecek bir ağız ve diş yapısına veya tükettiği hayvansal üründen fayda sağlayabilecek bir sindirim sistemine sahip olmadığının da üzerinde duruyorlar.

13 Haziran Cumartesi

Vegan diyete geçişimin üçüncü haftasına başlıyorum. Bu hafta yumurta ve bal tüketimimi azaltarak beslenme düzenimden tamamen çıkaracağım. Bunu yaparken de süt, yumurta ve balın yerine neleri tükettim ve neleri tüketebiliriz, bunun üstünde duracağım. Peyniri kahvaltımdan çıkardığımdan beri normalde tüketmeyi tercih etmediğim reçeller daha ilgi çekici gelmeye başladı. Fakat şekerin zararları da ortadayken peynirin yerine reçeli koymanın kesinlikle doğru bir hareket olmadığını düşünüyorum. Bu sebeple kahvaltımı taze meyvelerle desteklemeye başladım.  

14 Haziran Pazar

Hayvansal ürünler hayatımızda o kadar büyük bir yere sahip ki bunu fark edebilmeniz için sadece yediklerinize dönüp bakmanız yeterli. Masaya her oturuşumda neleri yiyebileceğimi gözden geçirmem gerekiyor. Zeytinyağlı yemekler tercih ediyorum fakat masada yoğurt varsa yemediğimi kendime hatırlatmam gerekiyor. Belki size komik gelmiş olabilir ama ben alışkanlıklarıma körü körüne bağlı olduğumu bu sayede fark ettim. Bütün bu alışkanlıklarımın bana hiçbir faydası olmadığını bilsem de hayatımdan bir çırpıda çıkaramadım. Yavaş yavaş çıkarmaya karar vermemin çok doğru bir karar olduğunu bir kez daha anlamış oldum.

Elif Boz’ un tariflerinden biri olan Çatlayan Limonlu Kurabiye tarifini denedim. İçinde hiçbir süt ürünü olmaması beni çok sevindirdi. Şeker oranı ise şeker sevmeyenler için ideal.

15 Haziran #EtsizPazartesi

Sütsüz kahve içmeye daha fazla dayanamadığım ve yeni tarifler denemek istediğim için bugün ilk defa vegan süt aldım, benim tercihim Hindistan cevizi sütünden yana oldu. Gelecek hafta badem sütünü denemeyi düşünüyorum. Kahveme sütü ekleyip birkaç yudum aldığımda çok bir fark hissetmedim ama sonrasında sütün biraz dibe çökmüş olduğunu ve içerken ağzımda yağlı bir tat bıraktığını fark ettim; bu hiç hoşuma gitmedi. Ama bir şans daha vereceğim.

16 Haziran Salı

Peyniri kahvaltımdan tamamen çıkardığım ve yumurtayı da çıkarmaya çalıştığım bu hafta, kahvaltıda yulaf lapası denemeye karar verdim. Elma-tarçın ve Hindistan cevizi sütü ile bir yulaf lapası hazırlayıp üstüne de badem ekledim. Yulaf lapasına karşı biraz önyargılıydım fakat beklentilerimin çok üstünde bir sonuca ulaştım. Hem tok tutan hem de sağlıklı bir kahvaltı seçeneği olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yaz aylarında olduğumuz için her gün bunu tercih edeceğimi düşünmüyorum. Bu aylar taze sebze ağırlıklı kahvaltılar için çok iyi zamanlar, değerlendirmeyi unutmayın.

17 Haziran Çarşamba

Yemeklerden önce pişmekte olan etin kokusunu duyduğumda yemek istediğimi fark ettim. Diyetimi kesinlikle bozmadım fakat bununla beraber bir şey daha fark etmiş oldum. “Et yemeden doyamam.” Kafamda o kadar çok yer etmiş ki her acıkışımda et yemem gerektiğini düşünmeye başlıyorum. Bunun bilincinde değildim. Yemeğimi yedikten sonra ise et yemeden doymuş oluyorum. Her akşam kendime et yemeden de doyabileceğimi ve yediğim yemeğin tadının hoşuma gidebileceğini kanıtlamış oluyorum.

Mantı için en sevdiğim yemek desem abartmış olmam. Yanımda mantı yediklerinde biraz üzülmüyor değilim. Bu sürece başlamadan önce vegan diyet uygulayan insanlar neden soyadan döner, kıyma yapma derdinde anlamazdım. Siz bunu kendiniz tercih ettiniz öyleyse karnıyarık yemek zorunda değilsiniz gibi düşünürdüm. Mantı yiyemeyince ne hissettiklerini çok iyi anladım. Mantı yemek istiyorum ama bunu içinde et olduğu için değil tadını sevdiğim için istiyorum. Hiçbir hayvana zarar vermeden mantı yiyebiliyorsam neden bunu tercih etmeyeyim?

18 Haziran Perşembe

Bu süreçte ilk defa kinoa salatası yaptım. Daha önce hiç denememiştim. Beyaz kinoanın biraz fazla yıkanması gerektiğini biliyorum; su berraklaşana kadar yıkadım fakat acı tadının az da olsa kaldığını söyleyebilirim. Bu acı tat da çok hoşuma gitmedi. Elimde bolca kinoa olduğu için başka tarifler denemeye karar verdim. Kinoa ile ilgili her türlü tarife internetten ulaşabilirsiniz.

19 Haziran Cuma

Bugün kahvaltımda yulaf yediğim ikinci gündü. Bu sefer pişirmedim ve meyvelerle süsledim. Fakat yulafı bir daha bu şekilde tercih edeceğimi sanmıyorum. Bu ara beni en çok zorlayan şey vegan seçeneklerin önceki beslenme düzenimdeki alıştığım tatlara hiç benzemiyor olması. O yüzden elimden geldiğince çok yeni tarif denemeye çalışıyorum. Şimdilik favorim sütsüz veya yumurtasız kekler.

Peki yumurtayı ve sütü çıkardık her şey bitti mi? Hayır, balı unutmayalım.

Bal bize her zaman arıların bizim yememiz için ürettiği bir besin gibi yansıtıldı. Ben de kahvaltıda pankeklerimin üstüne dökmeyi çok severdim. Arıların neslinin tehlikede olduğunu hala yeteri kadar insanın öğrenmiş olduğunu düşünmüyorum. Sağlıklı bütün tatlı tariflerini incelediğinizde en az yarısının içinde şeker yerine bal kullanıldığını görebilirsiniz. Bu da arılar için harekete geçmediğimizi göstermekte.

Bal tüketmememiz gerektiğini ilk olarak Gıda Suçları adlı belgesel serisinin ilk bölümünü izlediğimde fark etmiştim. Siz de izlerseniz marketlerden satın almakta olduğumuz ‘balların’ aslında bal olmadığını sadece yıllardır süregelmekte olan bir ticaret tuzağına düşmekte olduğumuzu anlayacaksınız. Karadeniz’ e gittiğimde ilk elden satın aldığım balın tadı ve fiyatı kesinlikle marketten satın aldıklarımla aynı, hatta onlara yakın bile değildi.

Arıların küçük boyutları da sizi yanıltmasın. Ekosistem için kilit taşı olan arıların neslinin tükenmesi bütün canlı yaşamının sona ermesi anlamına gelmekte. Arıların yaşamalarına devam edebilmesi için yapmamız gerekenler ise sentetik kimyasal tarım ilaçlarının kullanımını bırakmak ve küresel iklim değişikliğine dur demek. Mevsim dışı sıcaklık değişimleri ve sert iklim olayları dünyadaki canlı yaşamına düşündüğümüzden daha çok zarar vermekte.

Balı hayatımızdan çıkarmanın çok zor olduğunu düşünmüyorum. Birkaç ay bal yememeyi denemeye ne dersiniz?

Adım adım vegan beslenmeye ilerlediğim üç haftanın ardından artık kendimi vegan beslenme için hazır hissediyorum, önümüzdeki bir haftayı tamamen vegan beslenerek geçireceğim.

Haftaya görüşmek üzere, sağlıklı günler dilerim.

Ceren Başaloğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerikler Korumalıdır