MUTFAĞIN GİZLİ AROMASI: BAHARATLAR

İçerisinde baharat bulunmayan bir mutfak veya baharatsız bir sofra düşünülebilir mi? Bence düşünülemez, hatta baharatları sofralarımızın gizli kahramanları olarak adlandırabiliriz . “Kokulu bitki” anlamına gelen baharatlar; bitkilerin özellikle yaprak, kök ve tohumlarından elde edilmektedir.

Eski çağlarda çoğunlukla Doğu ülkelerinden getirilen baharatların, uzun yolculukta koku ve tatlarını kaybetmemesi için kurutularak muhafaza edilmesi tercih ediliyordu. Bu yüzden taze haliyle kullanılan kokulu bitkiler zamanla baharat olarak adlandırılmamaya başladı. Baharatlar günümüzde kimi zaman kurutularak kimi zaman ise taze olarak ve toz haline getirilerek veya çeşitli işlemlerden geçirilerek kullanılmaktadır. Yiyecekleri uzun süre bozulmadan koruyabilmesi nedeniyle uzun yıllardan beri, mutfağın önemli bileşenleri olarak görülen baharatların; iştah açıcı etkiye sahip olması ve bir yiyecek veya içeceğe özgün bir tat ve koku kazandırması, hatta yeni bir renk kazandırması ve şifalı etkileri günümüzde baharat tüketiminde önemli bir etkendir. Tabii ki her şeyde olduğu gibi baharatların aşırı kullanımının da olumsuz sonuçlara yol açabileceği unutulmamalıdır. Mutfaklarımızda kullandığımız bazı baharatları ve bu baharatların insan sağlığına etkilerini sizler için derledim, iyi okumalar…

Biberiye

Bölgesel olarak kuş dili veya pusula otu olarak da adlandırılan bitkinin genellikle taze dalları baharat olarak kullanılmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirirken, aynı zamanda birçok kronik hastalığın riskini de azaltır. Özellikle balık ve et yemeklerinin vazgeçilmez parçası olup; çorba, salata ve sabah kahvaltılarınızda omletinize ekleyebilirsiniz. Tavuk ve et haşlarken suyuna eklenen 1-2 dal kurutulumuş biberiye yemeğinize hoş bir koku verir.

Çörek otu

Çörek otu da biberiyeye benzer şekilde bağışıklık güçlendirir; çeşitli kronik rahatsızlıklara karşı düzenleyici ve koruyucu bir etkisi vardır. Hamur işlerinin gözdesi çörek otunu sabah kahvaltılarınızda peynirin üzerine az miktarda ekleyerek veya öğütülmüş olarak bal, yoğurt ve meyvelerle de tüketebilirsiniz.

Defne Yaprağı 

Çoğunlukla Akdeniz bölgesinde yetişen defne yaprağı özellikle cilt sağlığına olan etkisi, solunum yolu hastalıkları ve sindirim sorunlarına iyi gelmesiyle bilinmektedir. Bunun yanı sıra doğal bir ağrı kesici olarak da kullanılabilir. Keskin kokusuyla bildiğimiz defne yaprağı özellikle balık, et ve patates yemeklerine ve çorbalara hoş bir tat ve hafif ama etkili bir aroma vermektedir. Ek olarak zeytin salamurasında ve turşularda defne yaprağını kesinlikle kullanmanızı öneririm.

Karabiber

Sindirim rahatsızlıklarının önüne geçilmesine yardımcı olur, diyet sürecinde karabiber kullanımı kilo kaybını artırır ve solunum rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılabilir. Ayrıca neredeyse her yemeğimize eklediğimiz bu baharat; enfeksiyonlara karşı bir kalkan oluşturarak bağışıklık sistemini de güçlendirir. . . Tane karabiber; tatlılardan aşurede, yemeklerden ise tavuk ve et haşlamada vazgeçilmez bir baharattır. 

Karanfil

Karanfil karaciğerin korunmasına yardımcı olur, solunum yolu hastalıklarına karşı etkilidir. Diş ağrısı ve baş ağrısını hafifletir; mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Yüksek tansiyonu düşürür ve enerji verir. Ayrıca kemik sağlığında da önemli bir rolü vardır. Özellikle reçellerde ve aşurede tane karanfil kullanılır; toz hali ise haşhaşlı çöreklere çok yakışır. Lazanyanın kıymalı harcına 5-6 adet karanfil eklerseniz pişman olmayacağınıza eminim.

Kekik 

Kekiğin düzenli kullanımında stresi azalttığı gözlemlenmiştir. Kalbi korur, bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve cilt problemlerine iyi gelir. Kekik özellikle et ve tavuk yemeklerine muhteşem bir lezzet verir. Çorbalarda, soslarda, salatalarda ve sebze yemeklerinde, özellikle patates yemeklerinde, oldukça tercih edilir. Sabah kahvaltılarınızda doğradığınız domates ve zeytinin üzerine zeytinyağı gezdirip biraz da kekik eklerseniz, eşlik eden kokusu ve aroması ile güzel bir kahvaltı sizi bekliyor olacak!

Kimyon

Kandaki şeker seviyesini dengeler ve kolesterolü düşürür. Demir açısından oldukça zengindir. Cildi besler, sindirimi düzenler ve kanseri önlemede etkilidir. Şeker hastaları, şeker düzeyini düşürdüğü için kimyonu dikkatli tüketmelidir. Birçok yemeğe konulan kimyon keskin aroması sebebiyle dikkatli kullanılmalıdır. Özellikle köfte, tavuk ve kebap gibi çeşitli et yemeklerinde kullanılır. Sebze yemeklerinin ve çorbaların birçoğuna konulabilir. Özellikle mercimek köftesi ve mercimek çorbasının olmazsa olmazıdır. Eğer daha önce denemediyseniz, zeytinyağlı pırasa yemeğini bir de üzerine limon sıkıp kimyon ekleyerek denemenizi öneririm.

Pul biber

Pul biberin içerisinde bulunan A ve C vitaminleri bağışıklık arttırmaya yardımcı olurken, likopen maddesi ise kanserin önlenmesine yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını arttırır, kilo vermeyi hızlandırır; dolaşım sisteminin düzenlenmesine de yardımcı olur. Kırmızı pul biberin içerdiği kapsaisin maddesi bibere acılık verir, bu madde aynı zamanda ağrı kesici görevi görmektedir. Bana göre pul biber çorbaların, çeşitli sosların ve birçok et ve sebze yemeğinin ayrılmaz parçasıdır. 

Tarçın

Tarçın antioksidan özelliği ile öne çıkan baharatlardan bir tanesidir. Tarçının düzenli tüketilmesi halinde diyabet hastalarında kan şekerini dengelediği, yüksek kolesterol ve tansiyonu da düşürdüğü gözlemlenmiştir. Hafızayı güçlendirici özelliği ile alzheimer ve parkinson hastalıklarının ilerleyişini yavaşlatmaktadır. Yarattığı tokluk hissi ile kilo verme döneminde olanlar için de tüketilmesi lezzetli bir baharattır. Tarçını yemek ve tatlılarda kullanabilir, çayını tüketebilir veya içme suyunuza kabuk tarçın şeklinde ekleyerek tüketebilirsiniz. Özellikle elmalı kek, turta ve kurabiyelere çok yakışmaktadır. Ayrıca mercimek köftesinde az miktarda tarçın eklemek müthiş bir lezzet vermektedir.

Zencefil

Annemin yemeklerinin vazgeçilmez zencefil-zerdeçal-kimyon üçlüsündeki baharatlardan bir tanesidir. Diğer baharatlar gibi bunu da bir şifa kaynağı olarak adlandırabiliriz. Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olurken; kalp hastalıkları, nefes darlığı gibi rahatsızlıklara ve enfeksiyonlara karşı olumlu etkileri vardır. Mide ağrısı, mide bulantısı gibi durumlarda kullanılabilir ve regl sancılarına karşı oldukça etkilidir. Zencefili de özellikle fırında yapılan sebze, et ve tavuk yemeklerinize ve soslarınıza ekleyebilirsiniz. Aynı zamanda, kurabiyelerde de keskin lezzeti ve kokusuna karşı koymak zordur. Kış aylarında taze zencefili bitki çaylarınıza da ekleyebilirsiniz. 

Zerdeçal

Kalp damar hastalıkları ve kansere karşı etkilidir, bu tür hastalıkların ilerleyişini yavaşlatır. Vücutta iltihap oluşumunu önler, sindirim sistemini korur. Çocuklarda zeka gelişimini destekler ve hafızayı güçlendirir. Hafızayı destekleyici özelliği ile alzheimer hastalığını da yavaşlatmaktadır. Zerdeçalın içinde bulunan B6 vitamini sayesinde vücutta serotonin hormonu salgılanır ve bu durum depresyon riskini de azaltır. Bizim evimizde neredeyse her yemeğe giren zerdeçalı, sadece verdiği renk için bile yemeklere eklemeyi seviyorum. Kendimi iyi hissetmediğim zaman hazırladığım zerdeçallı-ballı süt bana her zaman iyi hissettirmiştir. Denemediyseniz süte bal ve zerdeçalı, miktarını damak zevkinize göre ayarlayarak eklemenizi öneririm.

Berfin GİZLİ

berfin.gizli@itugastronomi.com

"MUTFAĞIN GİZLİ AROMASI: BAHARATLAR" üzerine 1 sohbet

Necla için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerikler Korumalıdır