Sofra Sırları

Merhabalar. Kendi halinde yaşamaya çalışan bir kimya bölümü öğrencisi olarak içinde bulunduğumuz pandemi günlerinde evimde oturup belki de en keyifle yaptığım iş film ya da dizi izlemek. Tadımlık ailesi üyesi olarak sizlere kendi izlediklerim hakkında fikirler vermek istedim. Umarım paylaştıklarımı beğenir ve izleme listelerinize eklersiniz. Hepinize lezzetli okumalar diliyorum.


Adının Sofra Sırları olduğunu görünce merak edip ilk çıktığı zamanlarda sinemada izlemiştim bu filmi. Ancak beklediğiniz gibi bir yemek filmi değil baştan söyleyeyim, bu film bir kadının hikayesi. Monoton hayatı canına tak etmiş bir kadının hikayesi.

Demet Evgar, Neslihan karakterini muazzam bir duygu aktarımı yaşatarak canlandırıyor bu filmde. Neslihan sıradan bir ev hanımı, İstanbullu. 18 yaşından önce kocasıyla tanışıp tek ailesi olan halasının itirazına rağmen kaçarak evlenmiş. Sadece kocasına eş olmayı biliyor, en iyi yaptığı iş bu.

Süregelen zamanda çok iyi bir aşçı olmuş Neslihan. Kendi hayal aleminde bu yeteneğini geliştiriyor ve bir yemek programı sunucusu olarak hayat hikayesini herkesle paylaşıyor. Yalnız bir kadın; sevmek sevilmek, kocasını memnun etmek için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyor. Çerkes tavuğu yapıyor bir gün, kocasının en sevdiği yemek fakat o gün bile kocası başka bir kadınla ve çaldığı parayla kaçma derdinde.

“Haşla. Didikle. Hepsini at. Karıştır. Karıştır. Karıştır. Sonra bir daha karıştır. Kızdır. Dök. İşte bu.”

Neslihan karakterinin hayatının dönüm noktası sayılabilecek her olay için hayal alemindeki seyirci kitlesiyle bir yemek tarifi paylaştığını görüyoruz. Yaprak sarması, mantarlı mantı, ev baklavası… Komşularıyla parayı paylaşırken bile parayı kekin içine koyuyor. Yıllardır en iyi bildiği iş yemek yapmak haline gelmiş. Sorunlarla baş edebilme şeklimiz bizi en iyi yansıtan şey değil midir zaten?

Filmde anlayamadığım tek olay Ramo ile duygusal bağ kurmaya çalışan Neslihan’ın, Ramo yakalandığı zaman kendini kurtarmak için bütün maharetini göstermesi oldu. Sevginin ve ilginin nasıl olduğunu bilmeyen Neslihan’ın, belki aradığını bulur ve kendisini sever diye Ramo’ya ‘bakmaya’ çalışmasıyla hayatındaki bu boşluğu doldurmak istediğini düşünmüştüm. Ancak Ramo’yu da mantarlı poğaçasını yediğinden emin olmaya çalışarak harcıyor Neslihan. İşlediği bütün suçlardan da polisin tüm şüphelerine rağmen masum saf yüzünü kullanarak aklanmayı başarıyor. En sonunda yalnızlığının farkına varıp her şeyi bırakarak parayı da alıp İstanbul’a gidiyor.

Dediğim gibi bir gastronomi filmi değil bu; hayat hikayesi. Hatta suç ve dram filmi de diyebilirim. Düşündüren bir film oldu benim için. Bir çırpıda izleyebileceğiniz akıcı bir film olduğunu söyleyemeyeceğim lakin bugünlerdeki film döngünüze başarılı bir yerli yapım filmi de eklemek isterseniz yapımcı şirket Chantier Films, YouTube hesabından ücretsiz olarak filmi izlemeye sunmuş, kaçırmayın derim.

Hatice İmran AHMET

haticeimran.ahmet@itugastronomi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerikler Korumalıdır