Barselona’nın merkezinde rengarenk ve lezzet dolu bir pazar: Mercat de la Boqueria

Barselona… İber yarımadasının kuzey doğusunda, belki Avrupa’nın belki de dünyanın en renkli şehirlerinden bir tanesi. Salvador Dali, Antoni Gaudi, Pablo Picasso ve daha nice sanatçılara ev sahipliği yapan şehrin her köşesinde sanatı, modernizmi hissedebilir; dahası görebilirsiniz.  

Akdeniz iklimini buram buram hissedebileceğiniz şehirde; özellikle yaz aylarında bulunuyorsanız sıcak ve nemli havayla beraber bir gölge veya serinletici bir içecek arayışına girmeniz işten bile sayılmayacaktır. Böyle zamanlardaysa Barselona’nın merkezinde bulunan, Plaça de Catalunya, Katalonya Meydanı’nında sahile doğru inerken şehrin en ünlü caddesi olan Las Ramblas’ta bir ara sokakta bulunan Mercat de la Boqueria, aradığının serinliği size sunacak yegane yer haline gelecek!

Girdiğiniz an, o kalabalığın içinde bile huzuru, sakinliği hissedecek; dünyanın neresinden olursanız olun kendi ülkenizden hatta şehrinizden bir parka bulabileceksiniz. Marketin giriş kısmında tropik meyveler ve bu meyvelerin sularının satıldığı birçok stant mevcut. Karpuz, mango, pamelo, ejder meyvesi, çilek ve daha nicesi. Aklınıza gelen ve gelmeyen tüm meyveleri orada bulabilirsiniz, en önemli özellikleri ise oldukça taze olmaları. Meyve sularını ise sıkılmış, bardaklanmış bir şekilde tanesi yaklaşık 1-2€’ya alabilirsiniz.

Biraz ilerlediğinizde akdeniz ikliminin yegane meyvesi zeytini her yerde görmeye başlayacaksınız. Oldukça çeşitli zeytinler, zeytin yağları, baharatlar, çeşitli otlar size merhaba demeye başlayacak. Standlara bir iki adım yakından baktığınızda ise kendinizi tam olarak evinizde hissedeceksiniz çünkü sarma, musakka, enginar, cacık hatta baklavayla karşı karşıya geleceksiniz. Yemek kültürü her ne kadar ülkeden ülkeye farklılık gösterse de, o farklılıkların kesişim kümeleri tahmin ettiğimizden de büyük. Hele ki aynı coğrafyadan bahsediyorsak.

Memleket hasretinizi bir nebze gidermek isterseniz, pazarın geri kalanını gezerken yemek için bir porsiyon sarma alarak yolunuza devam edebilirsiniz.

Elinizde sarma veya meyve suyuyla yürürken, karşınıza birden belki de daha önce hiç bir arada görmediğiniz deniz canlılarını göreceksiniz. Karides, ahtapot, ıstakoz, yengeç, istiridye, midye, langust, kalamar, kalkan balığı ve daha nicesi… İşin ilginç kısmı, hatta kimilerine göre canicesi stantta duran çoğu ürün canlı. Yakından incelerken ilk önce göz yanılması sanıyorsunuz, fakat biraz daha baktığınızda karşınızda duranın o an en az sizin kadar canlı olduğunu fark ediyorsunuz. Değişik bir duygu, ilk fark ettiğimde oldukça şaşırmış bir o kadar da üzülmüştüm. Ardından düşündüğüm şey ise ıstakozların pişirilme yöntemleri oldu. Bilirsiniz ıstakoz son ana kadar canlı tutulur, ardından tam kaynar suya atılmadan önce bıçak darbesiyle öldürülerek pişirilir. İşte tam o an vejetaryen olmaya karar verdim, fakat biraz ilerleyince aldığım kokular ve gördüğüm Tapas Barlarla bu fikir aklımdan uçtu gitti.

Artık pazar yerinin kenarına doğru gelmeye başlamışken, burnunuza iştah açıcı kokular gelmeye başlayacak. Biraz ilerlediğinizde ise düşündüğünüz tek şey ‘’Sanırım yemek cennetine düştüm.’’ olacaktır. Pazarda en taze ürünlerle hazırlanan, İspanya deyince akla ilk gelen yiyeceklerden olan tapaslardan yemek için bekleyemeyecek, hangi bara oturacağınıza karar veremeyeceksiniz! Tapas Bar’lar pazarın belki de en cezbedici kısmı. 

İspanyol mutfağından belki de en bilindik yemeği tapastır. Tapas aslında küçük atıştırmalıklar için kullanılır, genel anlamıyla da kelime anlamıyla da tek bir yemeği karşılamaz. Patatas bravas, calamares, chorizo al vino, croquetas, gambas, pulpo a la gallega…; hepsi aslında birer ‘’tapa’’dır, çoğunluğundan, genelinden bahsetmek istediğimizde ise ‘’tapas’’ deriz.

Mercat de la Boqueria’da birbirinden lezzetli tapaslar yapan Tapas Bar’larda durup soluklanmalı, bir bardak sangria ile beraber tapasların tadını çıkarmalısınız. Tek başınızaysanız yeni insanlarla tanışıp kaynaşabilir ya da yalnızlığın, kendi başınıza keyifli bir anın tadını çıkarabilirsiniz. Arkadaşınızlaysanız da, arkadaşlığınıza, hayatınıza ve o ana bir sürahi daha sangria ile tat katın!

Pazar elbette sadece meyve, deniz canlıları ve Tapas Barlarla sınırlı değil. Bunların yanı sıra bir pazarda veya markette aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Kasaplar, manavlar… belki de aradığınızı bilmediğiniz her şeyi.

Mercat de la Boqueria, Barselona’da kesinlikle görülmesi, deneyimlenmesi gerekli yerlerin en başında geliyor. Her alanda rengarenk olan bu şehirde, gastronomi bütünleştirici renklerden bir tanesi.

Bu yazımı Barselona, İspanya ve dünyaya dair ufak bir giriş yazısı olarak görebiliriz. Okuduğunuz için teşekkür ederim, umarım siz de benim gezerken aldığım keyfi, okurken bir nebze de olsa alabilmişsinizdir. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle, sağlıklı günler!

Elif BOZ

elif.boz@itugastronomi.com

https://www.instagram.com/p/B_1tQAFh9oq/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerikler Korumalıdır