Wagamama

Tadımlık dergimiz için farklı bir fikir ararken bizim de aklımıza bu geldi. Japon ve Kore yemeklerini özümsemiş bir genç ile bunların sadece adını duymuş, hayatında hiç görmemiş birinin çılgın maceraları!

Bu fikrin üzerinde düşünüp nerede tadım yapsak diye araştırırken gurmemiz Tuna Tunçman önceki deneyimlerini de gözden geçirip Wagamama’ya gitmemiz gerektiğine karar verdi. 1992’de İngiltere’de başlayıp şu anda 16 ülkede yaklaşık 200 şubesi olan Wagamama kesinlikle doğru bir seçimdi. Aynı zamanda bilgili ve her biri en az 45 gün eğitimden geçmiş uzman kadrosu da bize oldukça yardımcı oldu. Bize ne denememiz gerektiği konusunda yardımcı olan İbrahim Bey’e de buradan çok teşekkür ederiz. Kendisinin favori yemekleri olan chilly beef ramen ve teriyaki steak sobadan sadece birini denemiş olsak da kesinlikle bizim de en sevdiklerimiz arasında yer aldı.

Her türü, farklı bir şefin elinden çıkan yemeklerimizin geliş sırası;
-Ara sıcaklar(gyoza ve karides)-Wagamama teriyaki
-Chilly beef ramen
-Ebi raisukaree (ebi karides demektir)

Uzakdoğu mutfağını bir yılını Kore’de geçiren ve doğuştan bu mutfağa hakim olan Tuna ve daha önce Uzak Doğu mutfağını hiç tatmamış ama yeni lezzetlere açık olan Sena ‘dan dinliyoruz.


Saat üç suları, Wagamama’dan bir kesit:

Tuna: Efenim benim evimde gözleme, sarma hiç yapılmaz. Benim ailem Wok tavasında noodle yapar, Çin mantısı açar, soya filizli salata yer. Benim için Türk mutfağı arkadaş evinde tadılır.

Sena: En sevdiğim yemek sarma ve lahmacundur. Hele o nar ekşili mercimek köftesi beni benden alır. Öyle çiğ balıkmış, pirinçten tatlıymış hiç işim olmaz.

Tuna: Anlayacağınız Uzak Doğu yemeklerine çok farklı açılardan bakıyoruz. Ben küçüklüğümde bu yemeklerle tanışıp bir de üstüne 10 ay Kore’de yaşadım. Bu alanda uzman olduğumu söyleyemesem de belli bir birikimim var diyebilirim.

Duck Gyoza

Duck Gyoza:

Tuna: Bir Uzak Doğu restoranına gidersem Çin mantısı diye adını genelleştirdiğimiz ama bir sürü çeşidi olan lezzet, her zaman doğru bir başlangıçtır. Kore’de tamamen mantıya adanmış restoranlar gördükten ve o restoranlara art arda birkaç gün boyunca gittikten sonra standartlarım epey yükseldi ve artık her mantıyı beğenmez oldum ama şunu söylemeliyim ki Türkiye’de daha iyisini yemedim. İçine ne koymuşlardı bilmiyorum ama çok ferahlatıcı bir tadı vardı. Kişnişe benzer bir tadı vardı ama emin olamıyorum.

Sena: Hayatımda yediğim en muhteşem hamur işiydi. Artık yeni favorimin ördek olduğu şu dünyada tavuk yemek benim için sıradanlaştı.

Karides

Karides:

Sena: Isırdığınızda ağzınıza gelen o muhteşem çıtırlık sonradan yerini yumuşacık bir lezzete bıraktı. Adım adım gelen tatların şöleniyle birlikte yediğim bu karides hayatımda yediğim en iyi deniz mahsulüydü.

Tuna: Evet, lezzetli bir seçim olmuştu ama Gyoza beni sonraki yemeklere hazırlarken karides biraz daha sert bir başlangıç yaptı. Sonrasında yediğimiz ana yemeklerde de güçlü aromalar olduğu için bu ürünü dengeleyecek bir ana yemek seçimi yaptığınızda sipariş etmenizi tavsiye ederim, ebi raisukaree güzel bir kombinasyon oluşturacaktır.
Bir de uyarım var, acı sosu çok kaçırırsanız yemeğin lezzetini gölgeleyebiliyor.

Chilly beef ramen

Chilly beef ramen

Sena: Daha önce de bahsettiğimiz gibi deneyimli ve bilgili aşçıları bize ana yemek seçerken yardımcı oldu. Garsonun chilly beef ramenle ilgili “Bunu yiyen doktora para vermez.” yorumu bu yemeği sipariş etmemizde büyük rol oynadı diyebiliriz. İçindeki acı chilly biberlerinin miktarı tam yerindeydi, ne çok acıydı ne de çok zayıftı fakat bu fikir birliğini soya filizinin yemekle uyumunda sağlayamadık.

Niye 3 farklı çeşit soğan var yemekte: beyaz, kırmızı ve taze soğan?

Tuna: Hem lezzete çeşitlilik kattığını düşünüyorum hem de görsel açıdan yemeğe katkısı oluyor.
Unutmadan söylemeliyim ki ramenin içindeki biftek ilk geldiğinde orta-az pişmiş durumdaydı ama sıcak çorbanın içinde bekledikçe daha da pişti bu yüzden hızlı tüketmek tavsiyemdir.

Wagamama Teriyaki

Wagamama Teriyaki

Sena:
O kadar iyiydi ki, anlatılmaz tadılır…

Tuna: Yemeğin üzerinde gelen zencefil turşusu çok ferahlatıcıydı ve yemeğin sunumu hem midemizi hem de gözümüzü doyurdu.

Sena: İlk lokmayı ağzıma attığım an suratıma bir gülümseme yerleşti.

Ebi Raisukaree

Sena: İçinde krema olmasına rağmen çok hafif bir tadı vardı.

Tuna: Yine de içindeki chilly biberine dikkat etmeli. Lezzetli bir yemekti fakat tadına varabilmek için tek başına ya da uygun bir başlangıcın ardından tadılmasını öneririm.

Tatlı:

Tuna: Bu tatlıyı sipariş etmemin nedeni aslında restoranı bir önceki ziyaret edişimdeki garsondur. Tatlının içinde, lezzeti güçlendirmesi için wasabi varmış ama bu fikir sıcak çikolataya bazen acı katıldığını bilmeme rağmen sıra dışı gelmişti bu yüzden garsona tatlıyla ilgili fikrini sormuştum. Hiç düşünmeden sipariş edebileceğim kadar güzel bir tatlı olduğu ve wasabi tadını almayacağım üzerine bir kaç kere güvence aldıktan sonra tatlıyı sipariş etmiştim. Kesinlikle haklıydı yediğim en başarılı tatlılardan biriydi.

Sena: Hem yumuşacık hem soğuk hem lezzetliydi. Hiç wasabi tadı almadım. Tabii ki son lokma tartışmasını biz de yaşadık ama bir tatlı canavarı olarak çok mutlu ayrıldım.


İki saat sonra ikimiz de mutlu mideler ve gülen yüzlerle Wagamama’dan ayrılıp karlar altında metroya doğru yürümeye başladık.

Tuna Tunçman, tuna.tuncman@gmail.com

Sena Turan, ebrusenaturan@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerikler Korumalıdır