Sofradaki Çatal Bıçak Dili

Her gün oturduğumuz sofralarda çatal ve bıçaklarla bir bütün olurken aynı zamanda onların konuşmasına da yardım ettiğimizi biliyor muydunuz? Kendi kendimize yediğimiz yemeklerde belki bu önemli olmayabilir fakat restoran veya misafirliklerde karşı tarafa, yani yemeği hazırlayanlara ve servis elemanlarına yemek hakkında önemli geri bildirimler verebilir. Şimdi bu geri bildirimleri nasıl doğru anlamlarıyla vereceğimizi ele alalım.

UFAK BİR ARA…

Bu pozisyon yemeğiniz tamamen bitmediğinde dinlene dinlene yemek istediğinizi ve bir süreliğine ara verdiğinizi karşı tarafa ifade eder.

Bunun dışında örnek verecek olursak ara öğün tabağını bitirmiş ve ana yemeğe hemen geçmek istemiyorsanız bu aradaki bekleme süresinin sinyalini vermek için de çatal bıçağınızı bu pozisyona getirebilirsiniz. Tokluğumuzu anlamak ve yemeği fazla kaçırmamak için bu pozisyon bize yardımcı olabilir.

HAZIRIM !

Yemeğiniz nihayet bitti ve sıradaki yemeği dört gözle bekliyorsanız bu duruş sizin  için tam isabet olacaktır.

Artık yeterince dinlendiğinizi ve tabağın da hakkını verdiğinizi düşünüyorsanız garsona bunu en iyi bildirecek olan artı şeklinde duran çatal bıçaklarınızdır.

Bana kalırsa bu tip bir duruş da gayet olumlu ve keyif verici, çünkü bir yemeğin uzunca tadının çıkarılarak yendiğini bilmek şef için daha tatmin edici bir geri dönüş olacaktır.

YEMEĞİ ÇOK BEĞENDİM !

Yemeğiniz bitti ve gerçekten yediğiniz en güzel yemeklerden biriyse hatta ikinci kez bile isteyebileceğinizi ifade etmek istiyorsanız çatal bıçaklarınızı bu duruma getirmeniz yani birbirlerine paralel şekilde tabağın ortasına yerleştirmeniz gayet uygun olacaktır.

Şeflerin en çok görmek istediği duruşlardan biri olan bu tabaklar garsonların da bir sonraki servisini keyifle yapmasını sağlayacaktır.

ÇOK DOYDUM…

Yemeğinizi gayet afiyetle yediniz ve daha bir çatal ucu alacak haliniz kalmadıysa ve “Bu öğün için benden bu kadar” diyorsanız çatal bıçağınızı tabağa dik ve birbirine paralel şekilde ortaya yerleştirmeniz sizin için iyi bir seçim olabilir.

Bu tip bir duruşta servis elemanı sizi bir daha yemek servisi için rahatsız etmez. Bunun yerine kahve, çay veya yemek sonrası sohbet arası verilebilir ve sofralar farklı bir havaya bürünebilir. Tabii ki bu sırada garson da biraz dinlenebilir…

YEMEĞİ BEĞENMEDİM.

Yemeği yedikten sonra nazikçe beğenmediğinizi dile getirmek veya ”Bir daha buraya gelsem bu yemeği tercih etmem.” şeklinde bir mesaj vermek istiyorsanız çatal ve bıçağı birbiri içine geçirerek tabağa koymanız yeterli olacaktır.

Aslında bizim kültürümüz açısından düşündüğümüzde bu bir kabalık sayılabilir ve “Bu duruş niye var ki?” diye düşünebiliriz çünkü samimi, misafirperver, insana değer veren bir milletiz. Bu harika, fakat gastronomi sanatlarında her şey o kadar samimi değil. Bu görüşler şeflerin kendini geliştirmesi için de birer fırsat olarak görülüyor, yani o kadar da kötü değil.

YEMEĞİ BİTİRDİM !

Biraz ketum bir kişiliğe sahip isek ve yorumumuzu saklı tutarak sadece “Yemeğim bitti” mesajı vereceksek bu duruş garsonların gerekeni yapması için gayet açıklayıcı ve bence en kolaylarından biri gibi görünüyor.

Bu görünümü yakalamak sadece mesaj vermek amacıyla değil aynı zamanda daha düzenli bir bitiş ve masa temizliği açısından da önemli gibi çünkü her ne kadar yemeklerimiz bitmiş tabaklar ve bardaklar birer bulaşığa dönüşmüş ise de şık ve kaliteli bir sofranın görünümü hiçbir zaman bozulmamalıdır.

Yazı ve Fotoğraf:
Emine Akyüz
emineckgl@gmail.com


KAYNAK

https://www.yasemin.com/dekorasyon/haber/2647317-sik-sofra-duzeni-nasil-olmalidir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerikler Korumalıdır